• Mesude

Abim

Kanser bize hep uzaktı.  Ne beter bir hastalık olduğunu,  bilirdik de yaşamadığımız için aslında tam da bilmezdik. Acısını hisseder ama tam olarak nedir kestiremezdik.

Abim sağlığına çok dikkat edenlerdendi.

Her gün kilometrelerce yürür, sigara içmez, içki de 2 haftada bir çarşamba günleri arkadaşlarıyla toplanınca içerdi, az ve sağlıklı yerdi. Babamı 1979 yılınca 55 yaşında kalp krizinden kaybettik. Ben henüz 9 yaşımdaydım. Abim 40 lı yaşlarında kalbe giden damarlarında sıkıntıyı keşfetti. Stendi vardı sonra olmadı bypass oldu ve kendine hep çok çok iyi baktı. Stresden uzak kalamadı. 1978 den beri ortak olup iş kurduğu ortağı ile hep sıkıntı çıkmasın diye alttan alan, şirketin büyümesi gereken dönmede ortağı metresleriyle fink atarken, çalışıp didinen abimdi. Abimin 3 oğlu var, annem, ben ve kardeşim hepimiz birlikte yaşıyorduk babam öldükten sonra. 5 çocuk ve hepimiz 2 yaş ara ile. Abim o kadar çok çalışırdı ki bizlerin kaçıncı sınıfa gittiğimizi bile unuturdu.

Hepimiz acı çekip çekmediğini merak ediyorduk. Daha onlarca sene yaşaması beklenen evimizin direği abim gözümüzün önünde eriyip gidiyordu. Ve hiçbir şey yapamıyorduk.


O gün ben ve kızım göz doktoruna gidecektik, Ceyda okula ben de işe gitmedim. Doktor dönüşü gözlük camları için gözlükcüde de işimizi halletmiş eve dönerken kardeşim aradı. Abim son 2 haftadır Sakarya'da bir hastanede bakılıyordu. Kardeşim "ben abime gidiyorum galiba birşeyler olmuş" dedi endişeli ve aceleci bir şekilde. O anda yolun kenarına çekip durdum otobanda ve bağıra bağıra ağlamaya başladım. Dua ettim, kızım da şaşkın. Eve giderken kardeşimin eşi de aradı "ben de gideceğim galiba abim kötüymüş" dedi. Eve gidip üzerimizi değişip hep beraber abimin yattığı hastaneye gittik. Hastanenin koskoca bekleme odası bizim akraba ve tanıdıklarla doluydu, cenaze varmış gibi herkes ama herkes gelmişti. Ben ne olduğunu anlamak istemedim sanırım, abim nasıl abim nasıl diye sağ sola sorarken kardeşim gelip sarıldı bana. O an kesinlikle kabul edemeyeceğim gerçeğin yüzüme çarptığı an. O anı o acıyı ömrüm boyunca unutmam mümküm değil. Sonra gözlerim ablamı aradı. Çok kalabalıktı. Annem ve ablam neredeydi? Buldum onları, perişanlardı. Meğer kardeşim 2-3 gibi beni aradığında abimi kaybetmişiz.


Gasilhane

O kadar huzurlu görünüyordu ki. ‘Huzur içinde yatsın’ dedikleri oydu heralde. Bir insanın yaşayabileceği en büyük dönüşümü geçirdiği iki ayın ardından artık eski günlerindeki kadar huzurluydu.


Abim o gün yeğenim Talat a "annemi getir göreyim" demiş. Annem de evde ütü yapıyormuş, şu da bitsin gideriz demiş ama yeğenim hadi deyince gitmişler hastaneye. Abim anneme "kendimi kötü hissediyorum beni oku anne" demiş. Annem inançlı biridir. Bildiği duaları okumuş. Sonra çıkmışlar hastaneden. Abimin iş ortağı abimi 2013 Aralık ayında kanser teşhisi konulduğundan beri 1 kere bile ziyaret etmemiştir. Şirkette de abim onunla yan yana olan ofisini bırakıp diğer fabrikadaki ortakları ile gerçirmiştir tüm mesaisini. O hafta abimin ortağı Nihat ın dan erkek kardeşi abimle aynı hastanedeymiş. Kardeşini ziyarete gelince nasıl olduysa abimi de görmek istemiş. Onlar abimi ziyaret edince ebim kötüleşmiş. Yeğenime ısrarla "annemi getir" demiş bu ziyaretin üstüne. Annemler gittikten bir süre sonra abim kötüleşmiş ağzından burnundan kan fışkırmaya başlamış, doktorlar acil müdahale etmişler ama kurtaramamışlar. Ablam o son anları acı bir şekilde yaşamış. 46 yıllık hayat arkadaşı gözleri önünce can vermiş. Baş hemşire ilk kardeşim Vedat ı aramış, durumu ciddi demiş mecburen. Abimin hastalığının başından beri her anında kardeşim yanındaydı. Hastalığın tüm seyrini tüm tedavi sürecini takip etti kardeşim.


Bir seneden fazla ezan sesi duymak bana hep camideki sahneyi hatırlattığı için acı çektim. Sürekli abimin gasilhanede gördüğüm yüzü ve mezarı gözümün önüne geliyordu. Bazen de babamın yüzünü düşünüyordum. Dayım beni kollarımın altımdan kaldırıp babamın yüzünü göstermişti 9 yaşımdayken.

Hayat kestirilebilir bir şey değil. Onun için hiçbir şeyi ertelememeye çalışın. Plan yapmayın. Planların tutması mucizevi bir şey. Tutanlar da aklınızı çelmesin sakın. Zira bir planın bozulması için milyonlarca ihtimal var. Hayatınızı mucizelere bağlamayın. Olduğu gibi yaşayın. Her şeye hazırlıklı olmaya çalışın. Kanser, sapasağlam görünen birini birkaç hafta içinde eritip bitirebiliyor. Bunu kabullenmeye çalışın. Her şeye hazırlıklı olun. Hastanızın kalan ömrünün günlerle kısıtlı olduğunu sakın unutmayın. Ölüm kimi zaman, kimi hastalarda yaşama tercih edilir hale gelebiliyor. Yaşamasını istediğiniz insanların yerine kendinizi koymayı deneyin. O haldeyken sizin dileğiniz ne olurdu düşünün. Özellikle kurtuluş, geri dönüş şansı yoksa… Hepimiz bir gün öleceğiz ama ‘sıralı ölüm‘ denilen şey önemli. Sıra bozulunca tahammül etmek zorlaşıyor. Bir vefatın ardından yapılabilecek en iyi şey onun için dua etmek ve geride kalanlar olarak elimizdekilerle yaşamanın kıymetini bilmek, şükretmek.

5 görüntüleme1 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Şanssız ben

31 Mart yerel seçimler bitti ama hala Istanbul belediye başkanı görevine başlamadı. Çünkü iktidar partisi adayı her türlü ala vereye rağmen kazanamadı ve sürekli itiraz edip bazı bölgeleri yerinde say

Ben de yoruldum

Sizin de bazen hayatınızda her şeyin ters gittiği, güzel umutlarla başladığınız her şeyin kötü gittiği oldu mu? Sanki klostrofobi hissi gibi sıkıştığınız, kapalı ve küçük alanda, duvarların üstünüze g

Kaliteli insanlara denk gelsin hayatınız

Nerde nasıl davranacağını bilen, karakteri sağlam olan ve sizi el üstünde tutan insanlar. Sadece iyi günde varlığını belli edip kötü günde yok olmayan, sözünün eri olan insanlar. En önemlisi varlığı h